Sanal Gerçeklik Terapileri

In vivo exposure müdahalesinin dezavantajları düşünüldüğünde, uçuş korkusu için yapılabilecek alternatif psikolojik müdahale programları uygulama açısından daha akla yatkın görünmektedir. Bu programların başında ise sanal gerçeklik terapileri ve simülasyon uygulamaları gelmektedir. Bu yöntemlerin avantajları şu şekilde sıralanabilir:

  • Terapistin ofisi ile gerçek bir uçuş deneyimi arasında ara bir adım işlevi görmesi
  • Programın olabildiğince standartlaşmasına olanak tanıması
  • Gerçek bir uçuş deneyimine kıyasla daha az maliyetli olması
  • İlk adım olarak gerçek bir uçuş deneyimi yaşamak istemeyen danışanlar için ulaşılabilir olması
  • Gerçek bir uçuş deneyimine kıyasla daha mahrem olarak gerçekleşebilmesi
  • Daha az anksiyete uyandırdığı için danışanlar tarafından daha çok kabul görmesi (Rothbaum ve ark., 2006)

Sanal gerçeklik terapilerinin etkinliği son 25 yıldır oldukça yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Bu alanda yapılan birçok araştırmanın sonuçlarının birleştirilerek analiz etmiş olan 4 farklı meta-analize göre, sanal gerçeklik uygulamaları kişinin yaşadığı kaygı ve buna bağlı oluşan semptomlarda azalma sağlamaktadır (Parsons ve Rizzo, 2008; Powers ve Emmelkamp, 2008; Opriş ve ark., 2012; Morina ve ark., 2015).


%d blogcu bunu beğendi: